Un journal américain, le New Indian, conteste la valeur des pilotes européens et décide d'organiser une compétition « Le Grand défi » pour affronter pilotes de la Vieille Europe et pilotes américains. L'objectif est de désigner un pilote américain et un autre français lors de cinq épreuves fameuses. Les courses seront le Grand Prix d'Argentine, Indianapolis, les 24 heures du Mans, Francorchamps et le Nürburgring. Michel Vaillant est choisi pour défendre les couleurs françaises tandis que les Américains désignent Steve Warson.
by René Descartes
Rating: 3.1 ⭐
• 2 recommendations ❤️
Yöntem Üzerine Konuşma bir cogito ergo sum (düşünüyorum öyleyse varım) manifestosudur.Descartes düşünmenin açık ve seçik ilkelerini aşama aşama saptamaya çalışırken yöntemsel bir kuşkuyla yola çıkar. Bu kuşku var olmak için zorunlu bir neden sayılmalıdır. Tıpkı Ben'in Tanrı karşısında, bedenin ise ruhlar aleminde konumlanması gibi var olmak için var olmanın çelişkisini bütünüyle anlamalıyız. Kuşku duymuyorsam zaten hiçbir şey üzerinde düşünmüyorum demektir. Eğer tüm düşünce kendinde ilkeliri bir araya getirmiş ise sonuçta varlığı yadsınamayacak bir düşünen özne ortaya çıkacaktır. böylelikle modern düşüncenin kendine sıklıkla referans skolastik bir dünyada yolunu tamamen ayıracaktıİlk kural, kesin olarak doğru olduğunu bilmedeğim hiçbir şeyi doğru kabul etmemektir; yani aceleci davranmaktan ve ön yargılardan özenle kaçınmak, yalnızca zihninmin açık ve seçik olarak gördüğü ve bir daha şüphe duyamayacağım şeyleri kendi yargılarıma dahil etmek.İkinci kural, ele aldığım her bir zorluğu mümkün olduğu kadar veya onu daha iyi anlamam için gerektiği kadar küçük parçalara ayırmaktır.Üçüncü kural, en basit ve bilinmesi en kolay şeylerden başlayarak, en karmaşık şeylere kadar kademeli olarak ilerleyerek, düşüncelerimi belli bir düzen içinde yönetmek; mbirbirini doğal olarak izlemeyen veya öncelemeyen şeyleri belli bir sıraya göre incelemek.Son ve dördüncü kural, her aşamada bütünlüklü hesaplamalar ve genel denetlemeler yapmak ve böylece herhangi bir şeyi unutmadığından emin olmak.
Mark Watney est l’un des premiers humains à poser le pied sur Mars. Il pourrait bien être le premier à y mourir. Lorsqu’une tempête de sable mortelle force ses coéquipiers à évacuer la planète, Mark se retrouve seul et sans ressources, irrémédiablement coupé de toute communication avec la Terre. Pourtant Mark n’est pas prêt à baisser les bras. Ingénieux, habile de ses mains et terriblement têtu, il affronte un par un des problèmes en apparence insurmontables. Isolé et aux abois, parviendra-t-il à défier le sort ? Le compte à rebours a déjà commencé...
Juin 1942. Dévasté par le décès de son père, Buck Danny, jeune pilote de Wildcat à bord du porte-avions USS Enterprise, est touché lors d'un combat et se retrouve seul en plein Pacifique, sur un canot gonflable. Il repense alors à son enfance et à certains traumatismes qui lui sont liés. C'est alors qu'un sous-marin japonais remonte en surface. Un diptyque consacré aux origines du héros.